Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nitelikli

Emıly ın Parıs – Son Sezon Üzerine Düşüncelerim

  İlk dört sezonu yakın zamanda ardı ardına izlemiş biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Emily in Paris ’in Paris’i, benim için hâlâ çok büyüleyici. Şehrin havası, sokakları, kafeleri; hepsi dizinin gerçekliğinden bağımsız olarak izleyeni içine alan bir atmosfer yaratıyor. Son sezonda ise bu büyünün yanında, hikâyede bir değişim ve dönüşüm hissi de var. Her şey yavaş yavaş yerine oturuyor. Elbette dizide anlatılan hayatlar fazlasıyla şatafatlı . Muhteşem meslekler, göz alıcı evler, günlük rutinlerin bile “verimli olmanın” çok ötesinde aktığı bir dünya… Gerçekçilik iddiası olmayan ama tam da bu yüzden izlerken insanı yormayan bir evren. Buna rağmen Emily karakteri, bu pembe dünyanın içinde gerçek bir çalışkanlık ve zeka temsili sunuyor. İşini ciddiye alan, hızlı düşünen ve hatalarını avantaja çevirebilen biri. Senaryonun büyük bir kısmı zaten Emily’nin aşk hayatına odaklandığı için, onu sürekli karmaşık ilişkilerin içinde görüyoruz. Kalbi ne kadar saf ve temiz olsa da, iş...

En Son Yayınlar

Konyaaltı’ndan Düden’e: Antalya Seyahat Notlarım

Kastamonu: Tarihin ve Doğanın Kucaklaştığı Batı Karadeniz’in Saklı Cenneti

Masumiyet Müzesi

Kastamonu Günlükleri

FerhAntoloji- Ferhan Şensoy

Hanım'ın Çiftliği (Dizi Uyarlaması)

39 Basamak Kitap ve Film Yorumu

"Okuma Alışkanlığına Yolculuk: Hayatıma Dokunan Kitaplar"